En zoru anlatmaya başlamaktan korkuyorum itiraf etmek gerekirse.En zor ve yıkıcı çünkü kendi içinde anlamı olsa da anlamsız, sevgi veya şehvetten köken almayan sadece çok da sağlıklı düşünmeyen bir mantığın ürünü Bay B.
A.'dan ayrıldıktan sonra ıssızlaşmıştım.Aynı sınıftan iki farklı erkekle birlikte olmam dışlanma ve yaftalanmayı kaçınılmaz kılmıştı.İnsanlardan, okuldan, ailemden, bu ülkeden ve hatta kendimden kaçıp kurtulmak isteğim doruklardaydı.Herşeyi geride bırakıp tertemiz bir sayfa açma isteği, halbuki şu anki ruhsal dağılmışlığımla kıyasladığımda henüz çok saf ve temiz olduğum günlerdi...
Bay B. daha önce babamın işyerinde çalışmış.Yaşı 25 ama çok zeki.İşyerinde bir süre çalışıp Kanada'ya gidiyor orada çalışmaya başlıyor.Dindar hatta şimdilerde çok konuşulan bir cemaate mensup.Daha önce de bu cemaatin Rusya'daki okullarında çalışmış.Sanırım cemaatten biraz dışlanmıştı yoksa kendi başına Kanada'ya gitmezdi...
Babamla arada mailleşiyorlarmış, kendisi bir mailinde evlenmek istediğini, yurt dışında yanlız olmanın çok zor olduğunu vs. anlatmış.Babam annemle konuşurken bunu duyuyorum, kafama koyuveriyorum.Hiç tanımadığım, görmediğim bir adam.Ama işin sonunda Kanada var ya herşeyi göze almışım.
Babama söylemeye cesaretim yok, anneme söylüyorum, anne ben evlenirim o adamla diyorum.Annemin ilk ve doğal tepkisi 'saçmalama!' demek oluyor.Çok da haklı ama annem karşı çıkınca ben daha da diretiyorum.Böylece bu saçma kararımı adım adım, inatla tüm aileme kabul ettiriyorum.Bay B. bir ay sonra İstanbul'a geldiğinde babam bizi tanıştırıyor.B.'nin konuşması uzun yıllar yurt dışında kaldığı için çok bozuk.Hiç yakışıklı değil.Hayallerimde olabilecek son erkek ama nasıl bir ruh haliyse evlenmek ve Kanada'ya gitmek için kendime bile direniyorum.
Bir süre -bir ay kadar- B. ile gezip tozuyoruz.O kadar saçma hal ve hareketleri varki şimdi anlatmak çok ağır geliyor, hatta hatırlamak bile istemiyorum.Ben de bir o kadar saçmalıyorum o zaman , göz göre göre kendimi uçuruma sürüklüyorum.Kaçmak arzumun bedeli çok ağır olacak...
Lafı fazla uzatmayacağım.Kendimi üzmek istemiyorum.Biz B. ile tanışmamızdan iki ay sonra evleniyoruz.Düğün yok, davetli yok.Amacımız evlenip Kanada'ya gitmek için prosedürleri başlatmak.Ev bile tutmuyoruz çünkü gideceğimizi düşünüyoruz.Kanada konsolosluğuna başvuru yapıyoruz.Başvuru esnasında B.'nin bana ve aileme yalan söylediği, Kanada'ya Rusya üzerinden turist vizesi ile gittiği, orada çalışma-oturma izni olmadan kaçak çalıştığı ortaya çıkıyor.Çalıştığı firmadan özel çağrı mektupları vs. sunduğu halde Kanada bir defa yalan bildirimde bulunduğu için kesinlikle vize vermiyor.B. agresifleşiyor.Hem yalanları ortaya çıktığı hem de Türkiye'de kaldığı için.Ben inanılmaz hayal kırıklığına uğruyorum.
Birkaç hafta içinde B. Türkiye'de iş buluyor.Ataköy'de bir ev tutuyoruz.Böylece pratik olarak da evlilik hayatımız başlıyor. Cinsel hayatımız berbat, daha çok tecavüzü andıran birleşmeler.İstemediğim zaman saldırma ve hakaret.Sürekli zekamı aşağılama.Okuduğum okulu, mesleğimi küçümseme.Eve ondan geç geldiğimde tabakları kırarak korkutma.Bunalıma giriyorum.Okula gitmek isteğim yok, sokağa bile çıkmak istemiyorum.
Bu kötü ortamda hamile kalıyorum.Bir kez daha yıkılıyorum.Çocuk bekleyen ailelerin yaşadığı türden bir sevinç yaşamıyoruz.İçimde ona ait genler taşıdığını bildiğim bir canlının büyümesinden korkuyorum.Sürekli kavga ediyoruz, kusuyorum ve gittikçe zayıflıyorum.
B.'nin psikolojisi o kadar bozukki her kavgadan ve saldırışından sonra ağlayıp kendini öldürmek istediğini söylüyor.Hem kendi canımdan endişe ediyorum, hem de B. intihar ederse nasıl davranırım diye korkuyorum.
Bu cehennem döngüsünde, bir gece yine anlamsız bir kavgada bağırıp çağırdıktan sonra beni kapıya koyuyor.Gece yarısı, yarı çıplak apartman boşluğunda ağlıyorum.Buna daha fazla devam etmemem gerektiğine kesinkes kanaat getiriyorum.Bir saate yakın cezalandırıldıktan sonra eve alınıyorum.Ertesi gün annemlere dönüyorum.Annemler yaşadıklarımdan çok azını biliyor çünkü sen istedin evlendin, biz sana yapmamanı söylemiştik demelerinden çekiniyorum.Ama artık bıçak kemiğe dayanmış, dünya üzerinde en güvenli yere, aileme sığınıyorum.
B. benim gidişimle çıldırıyor.Arayıp özür diliyor sürekli.Gelmeyeceğimi tamamen anladıktan sonra ise intihar edeceğini söyleyip tehdit etmeye başlıyor.Birkaç gün sonra telefonuma mesaj atıyor; hakkını helal et, beni affet... Babam hemen yaşadığımız eve gidiyor, hem kontrol etmek hem de eğer bir sorun yoksa bu tür mesajlara son vermesi, en kısa zamanda boşanmamızı konuşmak için.
Babam eve vardığında B.'nin hastaneye kaldırıldığını, ilaç içerek intihara kalkıştığını, son anda apartman kapısını açıp bayıldığını, bunun üzerine kapıcının ambulans çağırdığını öğreniyor.
Kürtaj oluyorum...
B.'nin toparlanma sürecinde hiç görüşmüyoruz, hiç bir iletişimiz yok.Babam boşanma konuşması için iyileşmesini bekliyor.Bir akşam B. elinde çiçeklerle bize geliyor.Ailemden ve benden özür diliyor, psikiyatriste gitmeye başladığını vs. anlatıyor.Artık herşeyin düzeleceğine beni ikna ediyor.Yeni bir ev tutuyoruz, B. yeni bir işe giriyor.
Düzelme iki üç hafta sürüyor.Sonra yine delilik galebe çalıyor.Bu defa daha şiddetli, daha korkutucu bir hayat.Yine gitmeye kalkışıyorum, gönlümü almak için aynı günün akşamı araba alıyor bana.Bir hafta sonra İrlanda konsolosluğuna gitmesi gerekiyor B. arabayı sen kullan diyor.Ben ehliyetim yeni, yoğun trafiğe giremem diyorum.Korkunç bir saldırıya uğruyorum.Ütü fırlatıyor bana, kullanacaksın arabayı diye tekme, yumruk vurmaya başlıyor.Kapıyı açıyorum can havliyle, polis çağırın diye bağırmaya başlıyorum.İnsanlar kapıya, cama çıkınca B. duruyor.O anda elimde arabanın anahtarı arabaya koşup çalıştırıyorum, kapıyı da kitliyorum.B. bu harekete çok daha kızmış olacakki arabanın kaputuna çıkıp bir taşla camı kırıyor ben kaçmaya çalışırken..Ama kaçıyorum bu sefer dönüşü olmamak üzere.
Bay B.'yi analiz etmek istemiyorum.Zaten hayatımın bu 6 aylık dönemini düşünürken zihnimin çoğu şeyi sildiğini farkettim.Sanırım çok acı veren anılar savunma amaçlı silinmişti.
Ama B.'nin hayatıma verdiği zarar geri dönüşümsüz oldu.Artık dul bir kadındım.Okulda devamsızlıktan kalmıştım.Annemlerin gözünde geri zekalının tekiydim.Toplum için merak uyandıran acınacak biriydim.Yanlıştım.Kötüydüm.Beceriksizdim.
Tutunacak bir dal aramaya başladım.Bu, yine kötü günlerin başlamasına sebep olacaktı ama en kötü günler artık geride kalmıştı...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

hey artık yenı yazı ekle yaa bı ay oldu!
YanıtlaSil